ZIYARETCI DEFTERI
Title:
Name:
E-posta yaz:
Content:
Image Verification: Captcha Image Reload Image
   
 

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Biraz da Gulelim..

Halepli Abdurrahim Efendi Halepli Abdürrahim Efendi uzun entarisi ile dolaşır,altına dongiymezmiş..Bir gün Halep çarşısında dolanırken şiddetli birrüzgâr çıkmış.. Entari  havalanmış.. Halepli Abdürrahim Efendi'nin açıkta kalanmaslahatını herkes görmüş.. Esnaf kendi arasında homurdanmış, bu uygunsuz durumuKadı'ya kadar duyurmuşlar.. Kadı da Abdürrahim Efendi'yi adaba mugayir davranışlarından dolayı yargılamak üzere mahkemeye çağırmış.. Dava görülmeye başlamış.. Kadı kimlik tespiti yaparken sormuş: 'Evli misin?' 'Evliyim.. Dört karım, dört de cariyem var..'  'Kaç çocuğun var?' 'Dur hele Kadı efendi düşüneyim?' Halepli Abdürrahim Efendi başlamış düşünmeye,düşünürken de parmak hesabıyapmaya.. 'Birinci karıdan altı çocuk.. İkinciden dört çocuk.. Üçüncüden iki kızım var ellerinden öper..' 'On iki etti.. Başka?' 'Küçük karıdan da üç çocuk.. Cariyekullarından ikişer çocuk daha..'  Bizimki sadece sayı söylüyor.. Hesabı Kadı yapıyor..  'On dokuz etti.. Başka?' 'Başka yok Kadı efendi.. Hanımlardan üçühamile.. Cariye kullarından daikisi yüklü..' 'Yani beş çocuk daha yolda..' 'Sayende Kadı efendi..  Halep Kadısı bu ifade üzerine biraz düşünmüş..Uzun, kır sakallarınıkarıştırmış.. Karşısında boynu bükük duran Abdürrahim Efendi'yeuzun uzun baktıktansonra 'Yaz kâtip' deyip hükmünü açıklamış..'Halep'de mukim, Abdülmecit'ten olmaRazıya'dan doğma

Cumartesi, 04 Eylül 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Danimarkali karikatoristin cezasini buld...

Peygamber Efendimiz Hz. MUhammed (s.a.v ' i hayvan ve daha birçok iğrenç varlığa benzetmesi ile ...tanınan Danimarkalı karikatürist R.C. evinde çıkan yangın sonucu yanarak feci şekilde can vermiştir. Danimarka hükümeti ve basını bu olayı duyurmamak için elinden geleni yapsa da bunu biz dünyaya duyuralım ..

Cumartesi, 04 Eylül 2010

Guest ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): ibrahim

tum kasabalilara ve tertiplerime tunustan selamlar

Perşembe, 29 Temmuz 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): LAZER YAZICI. (Fikra)

Komutan Emir erini çağırmış :-" Bana derhal bir L a z e r  yazıcı bul! " -"Emredersin komutanım" deyip fırlamis emir eri...Ve üç dakika sonra yanında başka bir erle beraber komutanın karşısına dikilmiş...-"Komutanım ! Bu hem L a z, hem de  e r  ...  Ayrıca okuması yazması da var. Size yazıcılık yapar..."Komutan: ( burnundan soluyarak )-İyi ki scanner istememişim!

Çarşamba, 23 Haziran 2010

Mehmet70 ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Selam

Herkese Selam , tatilde gorusmek uzere Wink Cool

Salı, 22 Haziran 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): LONDRA IMAMI..

Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş.Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 "kuruş" fazla vermiş. İmam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş.   Kendi kendine düşünmüş "20 kuruşu geri versem mi şoföre?"... Ama içinden bir ses diyormuş ki "çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil. Otobüs şirketine 20 kuruş ne fark eder?. Bu parayı Allahtan gelen bir hediye gibi... düşünebilirim"İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki : "paranın üstünü fazla verdiniz."Şoför gülümsemiş ve demiş ki : "Siz camiinin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam’ı öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim."İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmış-casına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki:"Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum!"Bizler bu "fıkrayı", dini - siyasete, siyaseti- ticarete dönüştürenlere ibret olsun diye yayımlıyoruz.

Çarşamba, 16 Haziran 2010

Zengin kulturumuz ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Karamanli

Necati bey , once elestirmeden once anlamaya calisiniz, ben burada art niyetle gorus belirtmedim..Ben bu yorenin has insaniyim Kasaba'nin zengin kulturunude Kasabalidan daha iyi bilirim.. Ben ilce olan bir yerin kasabaliktan ciktigini artik bir ilce gibi sehir gibi gelismesi gerektigini anlatmak istedim, sadece yolu binalari degil ,sosyo- kulturel alandada bu gelismenin gerekliligini dusunuyorum..bu her yerde var olan bir sorundur,sadece ilcelerde degil sehirler icin bile gecerlidir..biz daha ileri gidelim diyoruz bu kotumu ?.Okuma yazma orani yuzde seksenyedi demissiniz bu dogru degil daha fazladir yuzde doksandan fazladir..Kasaba'nin sadece Kazim Karabekir'i degil daha fazlasi var..Guzel calisan bir belediyemiz saygin bir baskanimiz var..Kasabadan tabiki egitimli ust duzey gorevler alan insanlarda yetisiyor ama bunlar baska sehirlere gidiyor, ve gittikleri yerde kalici oluyorlar.. Turkiyede ve Avrupa'da madem bir dernekler kuruldu sadece arabasi gecesi kebap gunleri degil daha cok kulturel alanda faaliyet gosterilmelidir..Yoksa biz hala kasaba olarak kaliriz ,ben bunu anlatmak istedim... Saygilar

Salı, 15 Haziran 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): KENDINI BILMEZ

Sayin Arkadasim kimseniz acikca isminizi yazin hic bir kimseyi bu sekilde elestirip yazi yazamazsin sitemize eger siz kendinizi medeni bir kisi oldugunuzu bilseniz boyle yazi yazamazsiniz benim ilcemin yuzde seksenyedisi okuma yazma bilen ilimizin en yuksek okuma yazma ilcelerinden.Her zaman kasabali olmaktan gurur duymussuk..Lutven boyle seviyesiz yazilar yazmayin.Dost aci soyler..

Pazartesi, 14 Haziran 2010

Karamanli ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Geri kalmis

Kasaba ilce olmasina ragmen insanlari neden  gelismemis , hala cogu sehir hayatina alisamamis , Karaman'in koyluleri bile daha ileride iken ,Kasabalilar hala insanlara davranmasini bilmiyorlar.. Ozellikle Avrupa'dakiler daha bir tuhaf .. Karaman'in imajini zedeliyorlar...

Pazartesi, 14 Haziran 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): AMIN

Üç Amerikan askeri ıraklı bir amcanın bakkal dükkanına girerler.Alış veriş yaparken 'kahrolsun amerika'diye bir ses duyarlar.Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler.Bunun Üzerine ıraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.Askerler gittikten sonra bakkal amca... kara kara düşünmeye başlar çünkü papağan kuşunu çok sevmektedir.Derken aklına cami imamlarının papağanı gelir.Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve'Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değiştirelim'der.Hoca kobul eder ve değişim gerçekleşir.Ertesi gün işgalci amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak -biz sana bunu yok edeceksin demedikmi?deyinceBakkal amca bu papağan o değil desede inandıramaz.Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:kahrosun amerika!!ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:-Kahrolsun amerika!(ses yok)-Kahrolsun amerika!(ses yok)-Kahrolsun amerika!Papağan dile gelir-Amin evlatlarım

Cuma, 11 Haziran 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): SELAMLASMAK..

Selamlaşmak İnsanlara ferahlık Verir Mehmet Asil YILMAZ Çukurova'dan Karaman Ovasına

29 Mayıs 2010 Cum

artesi

İnsanların yaşantıları,ülkelere ,bölgelere, İllere, ilçelere ,yörelere ve hatta köylere göre değişiklik gösterebilir. Bu değişikliği de iklim,eğitim,kültür ve gelenekler tayin eder..

Batı toplumlarında genellikle bireycilik ve bireysellik ; doğu toplumlarında ise toplumsal içgüdüyle hareket etme eğilimi ön plana çıkar. .Benim fikrim doğrudur ,başkasının fikri beni ilgilendirmez ,ben ne dersem o olur gibi düşünüş tarzı yine doğu toplumlarında ve özellikle feodal yapıda olan yörelerde yaşayan insanlarda daha belirgin olarak görülür Biyat etme kültürü , övünme kültürü , verilen sözde durmama , randevuya zamanında gelmeme ve eleştirile katlanma kişilere göre değişmekle beraber genellikle doğuda yaşayan insanlar arasında daha yaygın olduğu veya daha güncel olduğu görülür.

Selam alıp vermede yine yörelere , eğitime ve kültürlere göre değişiklik gösterebilir Bu görüşü beğenirsiniz , beğenmezsiniz ,doğrudur yanlıştır diyebilirsiniz veya katılmayabilirsiniz ama gözlemlerim arasında en çok beni düşündüren konu , yolda , sokak da karşılaştıklarında insanların birbirlerine selam vermemeleri veya selamlaşmak için bu özenin gösterilmemesidir.

İnsanlar Yüce Tanrının selamını neden birbirlerinden esirgerler veya niye birbirleriyle güler yüzle selamlamazlar diye kendi kendimi sorgularım Ben henüz bu soruma yalın bir cevabı bulmuş değilim Sizlere de soruyorum acaba niye ? Birbirlerini sevmedikleri için mi yoksa alışkanlık edinmedikleri için mi?

Halbuki Allahın Resûlü sallallahualeyhi vesellem ‘' birbirlerinize selam verin ,evinize girince de yine selâm verin

Pazar, 06 Haziran 2010

Guest: gezele

çok güzel gasaba,dedemde Kazım Karabekir Paşa ile Doğuda ermenilere ve ruslara karşı savaşmış,sonra enver paşaya karşı durmuş.

Cumartesi, 05 Haziran 2010

M.BOYACIOĞLU ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): BAŞ SAGLIĞI

Bende ayrı bir yeri olan çok değerli abim Mustafa yılmaz ı kaybetmenin derin üsüntüsünü yaşıyorum.abime ALLAHDAN RAHMET Yılmaz ailesi ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum.mekanın cennet kabrin nur olsun sevglili abiciğim.

Mustafa BOYACIOĞLU- İL GEN.MEC.ÜYESİ

Pazartesi, 10 Mayıs 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): SIIR

Köylü Kardeş Mehmet Asil YILMAZ Çukurova'dan Karaman Ovasına

Canım feda olsun sana köylü kardeş, Seni aldatanlara bir değil bin defa yuh olsun...  

Tembellik bize yakışmaz diyerek, Şafakta tarlada işine başlayan sen, Evine helal rızık getiren sen, Abdest alıp, namazını hakkıyla eda eden sen, Katıksız orucunu tutan yine sen, Günümüze şükür diyen yine sen,

Sana canım feda olsun köylü kardeş. Seni aldatanlara bir değil bin defa yuh olsun...

Vergi borcunu zamanında ödeyen sen, Çocuğunu askere gönderen sen, Oğlun şehit olmuş diyenlere. Vatan sağ olsun diyen yine sen, Kadere inanan sen, Kınalı kuzunun acısını içine atan yine sen, Sana canım feda olsun köylü kardeş. Seni aldatanlara bir değil bin defa yuh olsun... Uçağı yakından göremeyen sen, Tiyatroya operaya gidemeyen sen, Yaşamın tadını doya doya çıkaramayan yine sen, Sana canım feda olsun köylü kardeş, Seni aldatanlara bir değil bin defa yuh olsun...

 

Yurt dışını göremeyen sen, Deniz kenarında Boğaz'da Tarabya'da,

Yaşananlara helal olsun diyen sen, Benimki, bana yeter deyip onları kınamayan yine sen,

 

Sana canım feda olsun köylü kardeş, Seni aldatanlara bir değil bin defa yuh olsun...

 

Prof. Dr. Mehmet Asil Yılmaz

Çarşamba, 05 Mayıs 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): TILKININ ORUCU (mizah)

Tilkinin orucu

Tilki ormanda gezmektedir. bir agacin dalinda asili bir geyik budu görür.Açtir ama süphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.Geyik budu bir iple bombaya baglidir.Epeyce uzaga gider ve basini kollarinin üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi…Tilkiye sorar ‘ne yapiyorsun dostum’Tilki cevap verir ‘hiç… yatiyorum’-Burada bir but var-Evet var -Neden yemedinTilki sakince cevap verir ;‘BU GÜN ORUCUM’Kurt kendinden emin ;‘Ben yiyeyim o zaman’Tilki ‘Buyur afiyet olsun’ der.

Pazartesi, 03 Mayıs 2010

Necati Eskici ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Nasihat

 

BİR DERVİŞTEN NASİHATLER                Emanete ihanet etmeyin..>>              Halinizden şikayet etmeyin..>>              Büyüğünüze emretmeyin.. >>              Boş şeylerde israr etmeyin..>>              Cahillerle sohbet etmeyin.>>              Nefesinizi boşa tüketmeyin..>>              İnsanları bekletmeyin. . >>              Etrafınızı kirletmeyin. >>              Hayatınızı mahvetmeyin. .>>              Kimseye minnet etmeyin.>>              İnsanları yüzüne karşı methetmeyin. . >>              Kimseye küfretmeyin..>>              Kötülüge meyil etmeyin.. >>              Malınızı boşa sarf etmeyin..>>              Sırrınızı açık etmeyin..>>              Her şeyi merak etmeyin.. >>              Suçunuzu inkar etmeyin..>>              Şerefinizi kaybetmeyin. .  >>              Vatanınızi terk etmeyin..

Pazar, 02 Mayıs 2010

buyukboyaci ruhullah ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): bas sagligi

Merhum ummugulsum teyzeme Allah,tan Rahmet kederli( ALANLI) Ailesine ve sevenlerine Bassagligi ve sabirlar dilerim.                                                                           RUHULLAH BUYUKBOYACI                                BELGIE

Pazartesi, 26 Nisan 2010

AliBekir KOCAKIR ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Bas sagligi

Mahallemiz sakinlerinden komşumuz ümmügülsüm ablamızın vefatını ögrenmiş bulunuyorum Kendisine Allahtan rahmet ALANLI ailesine, dost ve sevdiklerine baş saglıgı dilerim.

AliBekir KOCAKIR (Korelinin oglu)

Pazartesi, 26 Nisan 2010

AliBekir KOCAKIR ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): Bas sagligi

Mahallemiz sakinlerinden komşumuz ümmügülsüm ablamızın vefatını ögrenmiş bulunuyorum Kendisine Allahtan rahmet ALANLI ailesine, dost ve sevdiklerine baş saglıgı dilerim.

AliBekir KOCAKIR (Korelinin oglu)

Pazartesi, 26 Nisan 2010

necati ( Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ): SIIR

 

YANINA ISINMAYA GELDİM   MEHMET ASİL YILMAZ     ÜŞÜDÜM   Üşüdüm hemide çok üşüdüm Amerikan esintili rüzgarların soğuğundan üşüdüm Amerikonofillerin havalı tafralarından  üşüdüm Sevgisiz suratların soğuğundan üşüdüm Üşüdüm hemide çok üşüdüm Dilime,dinime , ırkıma  ve Cumhuriyetime dil uzatanların soğuğundan  üşüdüm Zamanın kalitesiz estirdiği rüzgarların soğuğundan üşüdümOrduma,yargıma dil uzatanların rüzgarlı soğuğundan üşüdüm Ulemanın arkasına sığınan yobazların soğuğundan üşüdüm Üşüdüm hemide çok üşüdüm Ulusumun öz varlıkrarını  babalar gibi   satanların rüzgarlarından üşüdüm Garip gureba diyerek   emeğe  göz dikenlerin rüzgarlarından üşüdümBesleme aydınların soğuğundan üşüdüm Mavi gözlü asrın efendisine dil uzatanların rüzgarlarından üşüdüm Üşüdüm , üşüdüm hemide çok üşüdüm. Asil Yılmaz

 

Cumartesi, 24 Nisan 2010

 

Görüntüleme Sayısı 
Başlangıç
Önceki
1
Sayfa 1 / 3